'Baba bizim bayrağımızda sizin zamanınızda
Ay-yıldız varmış neden
şimdi
haç işareti ve anlamını bilmediğim renkler var?
2 arkadaş okulda tavan arasında eski
bir atlas bulmuştuk, o atlasta
gördük daha önce Edirne'den Kars'a kadar Türkiye
toprağı imiş, şimdi neden
o
haritanın 1/5'ine Türkiye diyoruz?
Eskiden her mahallede 1–2 cami varken,
şimdi neden her ilde bir cami
var, dedem bahsetmişti daha önce ezan denen bir şey
varmış, günde 5 defa
camilerden okunurmuş şimdi bu çan sesleri ne baba?
Filistinlilerin zamanında topraklarını
parça parça satarak İsrail'in
kurulmasına sebep olduklarını hiç mi bir yerde
okumadınız da, topraklarımızı
sattırıp
şimdi bu ufacık alana bizi hapsettiniz? Siz atalarınızdan böyle mi
aldınız bu toprakları?
emaneti böyle mi korudunuz? Günden güne topraklarımız satılırken
siz
uyuyor muydunuz baba?
Baba küçükken herkesin beni Ayşegül diye çağırdığını hatırlar gibiyim
şimdi neden bana Angel diyorlar, beni kulağıma
Angel ismini ezanla sen mi
söyledin?
Bizim evin önünden tanklarla geçen Amerikan askerleri kim baba? Her
gün bize hakaret ederek ve sizi her gördükleri ye! rde coplayarak
demokrasi! mi getirdiler
baba? Bize okulda demokrasinin tanımını daha farklı öğretiler sanki
Elime geçen gün bir kitap geçti baba, senin gençliğinden kalan. Biz
Ankara'ya taşınmazdan önce memleketimizin ismi Gaziantep'miş ve 6317
şehit vererek 'Gazi' lik ünvanını kazanmış. Neden şimdi oraya kürdistan
diyorlar baba. Baba hani sizlere kürtlerle
Türkler kardeştir demişler, peki kardeşlerim neden bizi öldürüp
ülkemizde ayrı
devlet kurdular.
Baba o kitapta Atatürk diye birinden de bahsetmişti. O her kimse
1933'te Bursa'da bir nutuk vermiş, ben şimdi bile ne kastettiğini
anlayabiliyorken, sizin gençliğiniz
bu kadar mı cahildi de o uyarıları dikkate almadınız?
Şimdiki kürdistan toprağında yer alan Süleymaniye'de askerimizin başına
çuval
geçirmişler ve sen o dönemde gençtin, hiç mi kanın donmadı baba? Neden
hesap
sormadınız? Bunları görmezden gelen yöneticilerinize?
O az önce bahsettiğim Atatürk size bir hitabe yazmış ve sizi hain
yöneticilere ve uşaklara karşı uyarmış ve hitabenin sonunda da 'Muhtaç
olduğun kudret damarlarındaki
asil kanda mevcuttur' demiş. Baba kanınız o kadar bozuk mu ki ülkemizi
bu hale getirenlerin yakasına yapışmadınız?
Baba Türkiyeli ne demek? Biz Türk çocuğu değil miyiz? Soyumuz belli
değil mi bizim?
O kitapta okumuştum 'Ne mutlu Türküm diyene' yazıyordu. Peki, baba ben neden
mutlu değilim? Türküm demek suçsa ve kötü bir şeyse siz eskiden neden
söylerdiniz?
Baba biz Kurtuluş Savaşı denen bir şey yaşamışız. Kitaba göre
dünyanın gördüğü en
şanlı savaşmış ve o savaşta 4 milyon şehit vermişiz. Madem bu vatandan
bu kadar kolay
vazgeçecektiniz de neden o kadar şehit verdiniz?
Hiç mi kitap okumadınız? Hiç mi sizi uyaran olmadı, hiç mi
göremediniz ülkemizin peşkeş
çekildiğini? eğer farkında olduysanız ve duygusuzca evinizde
oturduysanız sizin
o hainlerden ne farkınız kaldı? Allah'ın huzuruna hangi yüzle
çıkacaksınız baba. 'Vatan
sevgisi imandandır' diye bir hadis varken hadi diyelim ki
Türklüğünüzden vazgeçtiniz
bari İslam'ın emrine uysaydınız.
Senin eski cd'lerden dinledim baba, bizim de bir İstiklal Marşı'mız
varmış. O marşı yanlızca
körü körüne mi ezberlediniz? Atalarımız sizi her fırsatta uyarmış,
demiş ki 'Ey Türk titre ve kendine dön'. Baba ne zaman
titreyeceksiniz? Ankara'yı da kaybettikten sonra mı? Bundan
13 yıl önce titremediyseniz eğer artık hiç bir şey titretemez sizi.
Baba sen son bağımsız olan Türkiye Cumhuriyetini gördün.'Ya devlet
başa, ya kuzgun
leşe' diyebilecek bir Hasan Tahsin, bir Şehit Şahin, bir Sütçü İmam yok
muydu aranızda?
Yazıklar olsun baba sizin gençliğinize!
Bu günleri göreceğime hiç doğmasaydım baba. Türklüğünüzden
utanmadınız hiç olmazsa
insanlığınızdan utansaydınız baba. Bu vatan göz göre göre altınızdan
kayarken
hiç
olmazsa ŞEREFİNİZLE ÖLEMEDİNİZ Mİ?
HER GÜNÜM CENAZE HER GÜNÜM ŞEHiT
BUNLARIN SEBEBİ BİR İT OĞLU İT
UYAN TÜRK EVLADI UYUMA UYAN
OTUZ KUPONA ALINMADI BU VATAN
.
Bir sızıdır yüreğimdeki,
İnler dururum&!
Rahmet esintisinde sakladığın merhameti,
Dinler dururum&!
Ahları yol eder kendine dilim,
Gider dururum&!
Kuşlar konmaz artık gönlüme,
Uğramazlar hiç&!
Ve anlarım günahlarımı o an&!
Sabahları karartan,
Gündüzlerimi geceye boyayan günahlarımı&!
Gözyaşlarımı kana bulayan günahlarımı&!
Ve günahlarımı itiraftır gözlerim&!
Sen EY Rahmet Padişahı &!
Ümit var olunuz dedin ya,
Tövbe edip geliniz dedin ya,
Bundandır umut doluyum&!
Bundandır affını,
Düşler dururum&!!!!
Vururda geçer gönlüme hep, ezici pişmanlıklar..
Açılır ellerim duâya dururum&!
Bir halsizlik,bir ürkeklik,bir mahçubluk içindeyim
Susarım, sadece Sanadır (c.c.) bükük boynum& !
Bakamam semâna,
Utanıyorum&!
Ne büyük bir ateştir ki bu,
Hadsiz yanıyorum&!
Avuçlarımda gül birikmişti Seni (c.c.) sevince,
Şimdi dikenlere döndüler günahlarımla,
Kanıyorum&!
Sızlanırım hep, ağlarım günahlarıma
Pişmanım bütün yaptıklarıma
Yüzüm yok belki ama
Yok ki başka bir yer gideyim
Yüzüm olmasa da geldim kapına&!!!!
Sen ki En Yücesin (c.c.),
Ben ki en acizim&!
Sen ki Tek Padişahsın (c.c.),
Ben ki hüküm bekleyen kölenim&!
Ehadsın Sen, Bir Rabbimsin (c.c.),
Bense yüzsüz kulunum&!
Yüzsüz bir gencim&!
Ey Kimsesizlerin Kimsesi (c.c.)&!
Bir haber ulaşsın ötelerden yüreğime&!
Ateşime bir yudum serinlik ulaşsın&!
Günahlarımın enkazı altındayım&
Tutsun beni elimden Rahmetin kaldırsın&!
Sevdin bizi Rabbim (c.c.), sevdin de yarattın&
Acizim, yolunda bir hiçim biliyorum&!
Ve Senden (c.c.) bir umut,
Sadece bir umut dileniyorum&!
EY RABBİM (c.c.)&!
Hükmedip cehennemine atarsan,
Rab (c.c.) Sensin hakkındır&
Lütfedip Rahmetine sararsan,
Rahman (c.c.) Sensin şanındır&
Ve bu son demde,,
Yüzsüzüm, ama yinede kapına geldim&
Güçsüzüm, ateşin sinede affına geldim&.
Bir çaresizin seslenişidir bu.. Bir yanmışın..!
Belki bir bitişin seslenişidir bu& Bir yanlışın&!
Hepsinden de ziyade,,,
Yüzsüz bir gencin seslenişiydi bu&.
- Her Güne Bir Dua
- Yüzsüz bir gencin duası...
- Peygamberimizin çok okuduğu dualardan biri
- Dua Konusunda Çok Önemli Bir Yazı
- abdest duaları
- dört sualin muhtasar cevabıdır
- Doğruyu bulmak için güzel bir duaSual: Akılla doğruyu bulamaz mıyız?
- Baqara suresi 260
- Dua'nın Önemi
- DUA
- DUA
- İnŞallah Demenİn Önemİ
- Sabah AkŞam Okunacak Dua
- Ümmeti Muhammed'e (sav) DUA
- günün duası
- Sen her şeye kadirsin ALLAH'IM
- Affinla YeŞert Kalbİmİ
- başka kardeşine dua etmek
- Hz.Ali’nin (k.v.) dilinden dua
- Hep Beraber Amİn Dİyelİm
- Dua nedir? Nasıl yapılır?
- Mesnevi’den: Dua hâli
- Fatİha’ Ya Fatİha Okumak
- Cevşen, hâlisâne yapılmış bir duadır
- Sesli Vakit Duaları..
- Duanin GÜcÜ !!!!
- Kapını Çalıyorum Ya Rabb(cc)'i!
- En Üstün Zikir En Makbul Dua
- Cehrİ (seslİ) Zİkİr-hafİ (gİzlİ) Zİkİr
- Özel Bİr 19’lu Hacet Duasi..
- Silsile-i aliyye
- Mecnun’un Kabe’de Duasi
- Meal Dua
- Öyle Bir Gözyaşı Ver Ki Yâ Rabbî!
- Her gün okunacak Dua'lar!!!!
- 99 Esma 99 Dua
- Dualarla resimler
- Hatİm Duasi
- Standart Ey Mevlam (Hz. Ali'nin Duası)
- La Tahzen" ..
- resülullahın ebubekire sabah akaşam okumasını emir etigi dua
- Peygamberimizin Duâlarından Örnekler
- Kâinatın Duası
9.SINIF;
ŞU ANDA DERSTEYİZ YANIMDA DÜNYALAR GÜZELİ BİR KIZ OTURUYOR.YÜZÜNE BAKMAYA BAKMAYA KIYAMIYORUM ONU NE KADAR ÇOK SEVDİĞİMİ BİLMİYOR O BENİM EN YAKIN ARKADAŞIM BENİ SADECE BİR ARKADAŞI OLARAK GÖRÜYOR NEDENİNİ BİLMİYORUM AMA KENDİMDEN ÇOK UTANIYORUM...
10. SINIF;
EVDEYİM BENİ ARAYIP ERKEK ARKADAŞIYLA TARTIŞTIĞINI BANA İHTİYACI OLDUĞUNU SÖYLEDİ SONRA BİZE GELDİ VE BANA SIKI SIKI SARILIP AĞLADI.ŞU AN DİZİMDE UYUYOR
SAÇLARINI OKŞAYIP O GÜL YÜZÜNÜ SEYREDİYORUM.BEN ONU ÇOK SEVERKEN O BENİ SADECE BİR ARKADAŞI OLARAK GÖRÜYOR.NEDENİNİ BİLMİYORUM AMA KENDİMDEN ÇOK UTANIYORUM...
11. SINIF;
MEVZUNİYET BALOSU;
ONUNLA ÇOCUKLUKTAN BERİ ARKADAŞIZ...8. SINIFTAYKEN BİRBİRİMİZE SÖZ VERMİŞTİK.
LİSE SONDA MEVZUNİYET BAOLSUNA GİDECEK EŞİMİZ OLMAZSA BERABER GİDECEKTİK.
BENİ ARADI VE ERKEK ARKADAŞININ HASTALANIP GELEMEYECEĞİNİ SÖYLEDİ VE BERABER GİDEBİLİRMİYİZ DİYE SORDU.KABUL ETTİM VE ONU EVİNDEN ALDIM.BALODAKİ EN GÜZEL KIZ OYDU.BEMBEYAZ ELBİSESİYLE TIPKI BİR MELEK GİBİYDİ.GECE BOYU DANS ETTİK.KOLLARIMDAYKEN HEP AYNI ŞEYİ DÜŞÜNDÜM ONU ÇOK SEVİYORDUM.GECE SONUNDA ONU EVE BIRAKTIM.BENİ YANAĞIMDAN ÖPÜP EN İYİ ARKADAŞI OLDUĞUNU SÖYLEDİ.ONU GERÇEKTEN ÇOK SEVİYORUM AMA O BENİ BİR ARKADAŞI OLARAK GÖRÜYOR.
ONA ONU SEVDİĞİMİ NASIL SÖYLERİM.NEDENİNİ BİLMİYORUM AMA KENDİMDEN ÇOK UTANIYORUM.
ARADAN YILLAR GEÇTİ..........
ŞİMDİ O CANIMDAN ÇOK SEVDİĞİM MELEĞİMİ TOPRAĞA VERİYORUM.ÖZEL EŞYALARININ ARASINDAN KARA KAPLI BİR DEFTER ÇIKMIŞ BANA VERDİLER.OKUYUP OKUMAMAKTA KARARSIZ KALDIM.AÇTIM BU BİR GÜNLÜKTÜ VE BİR SAYFASINDA ŞÖYLE
YAZIYORDU;
ŞU AN DERSTEYİZ VE YANIMDA DÜNYA YAKIŞIKLISI BİR ÇOCUK OTURUYOR.YÜZÜNE BAKMAYA DOYAMIYORUM.ONU NE KADAR ÇOK SEVDİĞİMİ BİLMİYOR.BENİ BİR ARKADAŞI OLARAK GÖRÜYOR.ERKEK ARKADAŞIM OLDUĞU YALANINI SÖYLEYEREK VE SÜREKLİ ONUNLA İLGİLİ YALANLAR UYDURARAKYANINDA OLABİLİYORUM.ONU CANIMDAN ÇOK SEVİYORUM.
BANA BİR KERE SENİ SEVİYORUM DESEYDİ DÜNYALAR BENİM OLURDU.
BEN BU SAYFALARI OKURKEN MELEĞİMİ ÇOKTAN GÖMDÜLER ....
HIÇKIRIKLARIMI TUTAMIYORUM GÖZÜMÜ MEZARDAN ALAMIYORUM.....
MERAK ETME BİRİCİĞİM BENDE SENİ ÇOOOOOOOOOKKK SEVİYORUM..........
NOT;SİZ SİZ OLUN GERÇEKTEN AMAA GERÇEKTEN SEVDİĞİNİZ İNSANLARA SEVDİĞİNİZİ SÖYLEYİN BİRŞEYLER İÇİN GEÇ OLMADAN ELİNİZDEKİ DEĞERLER KAYBOLMADAN SEVGİNİZİ BELLİ EDİN Kİ KARŞILIGI ALASINIZ............
HA ŞÜNUDA EKLEYELİM DÜNYADA PAŞLAŞTIKCA ÇOGALAN 2 SEY VARDIR BİRİ SEVGİ DİĞRİ İSE BİLGİDİR
BU YAZIYI YOLLAYAN LEYLA HANIMA
YÜERKTEN TEŞEKKÜRLER..
. MÜ;MİN SURESİ
MÜ'MİN 18 |
MÜ'MİN 23-24 |
MÜ'MİN 46 |
MÜ'MİN 57 |
MÜ'MİN 59 |
MÜ'MİN 60 |
MÜ'MİN 61 |
MÜ'MİN 65 |
MÜ'MİN 79 |
MÜ'MİN 82 |
FATİHA SURESİ
DÜNYADAKİ BÜTÜN KARANLIKLAR BİRLEŞSE
BİR MUM IŞİGINI DAHİ YENEMEZ
.
|
HÜKÜM-HAKİMİYET | |
|
SORGULAN MAMIŞ YAŞAM YAŞAMAYA DEGMEZ :
bu söz ile ilgili düşüncelerinizi yorum olarak gönderebilirsiniz
EN GÜZEL YORUM YAYINLANACAKTIR.........

Bari sen ağlama çocuk!
ANKARA’dayım. Gecenin geç saatleri. Kitap okuyorum. Dışarıda bir tıkırtı. Pencereye yöneldim. Dışarıda çöp yığınları. Henüz çöp arabası gelmemiş. Birazdan gelecek.
Başına, iğreti bir paltonun kapüşonunu geçirmiş bir kadın. Elli yaşlarının altında değil. Çöpü karıştırıyor. Anladım ki bir şeyler arıyor. Dikkat ettim, mukavva kutuları ve gazete káğıtlarını topluyor. Orada bir çuval, var ona istifliyor. Belli ki utanıyor. Sağına soluna bakınıyor. Pek alışkın değil yaptığı işe. Belki de kimse görmesin diye o saatleri seçmiş.
* * *
Pencereyi açıp konuşmak istedim. En azından bir şeyler verebileyim diye. Son anda vazgeçtim. Kendini gizlemeye çalışan bu hanımefendinin, bu asil kadının sırrını deşifre etmekten utandım. Geri çekildim. Sandalyeye çöktüm. Bir daha bakmadım. Sonra ne yaptı bilmiyorum. Bilmek istemedim, görmek istemedim. Muhtemel ki çuvalı sırtlayıp karanlıkta kaybolmuştur. Geldiği yere, gidemediğimiz o yere gitmiştir.
Acaba gittiği yerde ne vardı? Üşüyen çocuklar mı, soğuk bir oda mı, sobada tutuşacak kutunun ısısında ayaklarını ısıtacak yavrular mı? Bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum. Sadece utandığımı, sıkıldığımı, çaresizce göğe baktığımı hatırlıyorum.
Simit satan çocukları gördüğümde hep içim yanmıştır. Erken yaşta yüzlerine çizgi değmiş çocukları gördüğümde çocukluğunu yaşayamayan bu yavrulara gıpta etmişimdir. Sorumluluklarına, insanlıklarına. Ama aynı zamanda utanmışımdır, onların bu yükü taşıma zorunda oluşlarına. Yükün ağırlığını, sırtımda hissetmişimdir. Öğrencilik yıllarımda "elleri soğuktan büzülmüş/gözyaşları yanaklarında donmuş/saçlarını rüzgára kaptırmış çocuk" dizelerini kaleme aldığım mahalli gazetedeki dünyamdan bugüne ne değişti ki!
Ya patronundan tokat yiyen çırak! Belki eğitimden uzak kalmanın ilk gerçek tokadını o gün hisseden çocuğun yüreğinde, darmadağın olan oyuncaklarını ne kadar tamir edebiliriz ki! Keşke demişimdir, suratımı uzatabilseydim o tokada. Çocuk yiyeceğine o tokadı, keşke onun yerine benim yüzüm yansaydı. Senden de utanıyorum çocuk. Hayata erken başlayan, eksi başlayan, eksik başlayan çocuk. Sen bizi affeder misin bilmiyorum, ama biz kendimizi hiç affetmeyeceğiz.
Ya, savaşan dünyanın mazlum çocukları. Patlayan bombaların, mayınların, patlamamış roketlerin ciddiyetini anlayamadan, onları oyuncaktan ayıramadan bu dünyadan ayrılan çocuklar... Çocukluğunu yaşayamadan, çocukların cennetine misafir olan çocuklar... Hz. İbrahim’in, Hz. Peygamber’in misafiri olurlarmış o çocuklar. Öyle olacaklarmış. Tek tesellimiz bu ya! Biliyorum, kırdığımız oyuncaklarını orada sapasağlam bulacaklar. Bir daha hiç kırılmayacak oyuncakları, hiç. Doğru, bari siz ağlamayın, bari siz ağlatmayın.
* * *
Güzel bir vitrin. Hayli para harcanmış. Vitrinin hemen önünde, dışarıya bakan kenarında yemeğimizi bekliyoruz. Yeni lokantalar sokakla iç içe ya. Daha da bir reklam kokuyor. Biraz sonra nefis kokan bir kebap. Görüntüsü kokusundan daha güzel. İştah açıcı. Elimde çatalım. Yiyeceğim. Gözüm bir an sokağa kaydı. Yarım metre önümden geçerken, önümdeki yemeğe gülümseyen, iştahla bakan bir çocuk.
Belli ki okuldan eve dönüyor. Okul dönüşü. Belli ki karnı aç. Çocuk gitti. Ama gözleri orada kaldı. Vitrinde. Camda. Taa içimde. Yapabildiğim tek şey ayağa kalkmaktı. Kalktım. Tabağımı daha içerideki masaya taşıdım. Sonra yemeğimi yedim. Yemek denebilirse tabii. Senden de özür diliyorum çocuk. Senden de. Sana da mahcubum.
* * *
Tam bir çapraz değil mi? Hislerimizin dibe vurduğu anlardır bunlar. Med ve cezir depremlerinin çalkaladığı bir anafor sanki. En daraldığım bu yerde sevgi sultanının, peygamberimin Medine’sine atıyorum kendimi. Orada bulduğum teselli, ancak gece yarısı mukavva toplayan kadının depreminden, şokundan bir an alıyor beni. Efendimiz (SAV) namaz kılıyor. Cemaat arkasında. O gün namazda uzun sure okuyacak. Niyeti böyle. Derken birden bir çocuk ağlaması. Kesilmiyor.
Hazreti Peygamber (SAV) namazı kısa surelerle kıldırıyor. Selam veriyor. "Ağlayan çocuğa derman olun" buyuruyor. Sahabe, "Neden kısa süre okudunuz?" dediklerinde şu cevabı veriyor: "Çocuğun ağladığını görünce anladım ki annesi de bizimle namaz kılıyor. Anne üzülmesin diye." Çocuk daha çok ağlamasın diye. İşte bunun için kısa süre okumuş sevgili Peygamberim (SAV). Bir tek teselli, Sen’i ve Sen’in bize tebliğ ettiğin Kuran’ı doğru anlamakta kaldı efendim. Belki dünya çocuklarının, tüm çocukların gözyaşlarını o zaman dindiririz.
« Önceki ::
